21 Şubat 2009 Cumartesi

Central Park



Central Park, Manhattan'in gobeginde yilda yaklasik 25 milyon turist alan oldukca buyuk bir park. Adanin orta yerinde cetvelle cizilmiscesine dikdortgen bir yesillik, sanki Manhattan'in nefes almasini sagliyor. Gokdelenlerin arasinda bogulmaya basladigini hissedenlere bir kacis sunuyor. 59. Caddeden 110. Caddeye uzanan parkta yok yok. Yuruyus yollari, buz pateni pistleri, hayvanat bahcesi, ormanlik alanlari, tiyatrosu, amfitiyatrosu, kalesi, golleri ve sayisiz kopruleri, yabani hayvanlari, ordekleri, sincaplari, atlikarincasi... Parkin icindeki, haftasonlari ve aksamlari araba trafigine kapali 10 km'lik parkur; kosucular, bisikletciler, patenciler icin tam bir cennet.

Gecen sene NY'e gittigimizde kotu hava kosullarindan dolayi parka girememis, baya uzulmustum. Bu sefer kafaya koydum ve park gezintisini listemin basina yazdim. Gerci hava kapali diye, gunlerce bu plani erteledim ama cumartesi gunu hava oyle guzel acti ki... Gorkem ile hemen 59. Caddenin yolunu tuttuk. Faytonlar ve etraflarina yaydiklari malum koku, Statue of Liberty kiligina girmis oldukca basarisiz (prada gozlukleri vardi hepsinin?) cansiz mankenleri ile iyi bir giris yapmadik parka ama yarisi donmus golu ve ustundeki guzeller guzeli ordekleri gorunce hemen kanim kaynadi. Koskocaman buz pateni pistine dusen isik, agaclarin altinda muzik yapanlar, sehrin karmasasindan kacip cimlerde uzanmaya ve guneslenmeye gelenler, Milano'da ara sira gittigim, yurudugum, bisiklete bindigim, kitap okudugum ve huzur buldugum Giardini Publici'yi hatirlatti bana. Istanbul iyi guzel ama toplu tasimada oldugu gibi, verimli yesil alanlar konusunda da baya! yetersiz. Ufacik parklar kurmak, ciceklerle cimlerin ustune resim yapmak, aralara da rengarenk spor aletleri koymakla olmuyor bu is. Istanbul'a yetmiyor. Istanbul'un da, sakinlerinin de nefes almaya ihtiyaci var, New York'lular gibi...


fotograf: www.archinect.com

Hiç yorum yok: